Temelleri 2001 yılı Mayıs ayında atılan “Ulusal Program” kapsamında, para politikasının temel hedefi orta vadede enflasyonu tek haneli rakamlara indirmek ve fiyat istikrarını sağlamaktır. Bu amaç doğrultusunda, Merkez Bankası ‘Örtük Enflasyon Hedeflemesi’ para politikası stratejisini benimsemiştir. Bununla beraber, Para Tabanı örtük enflasyon hedefinin yanında ek bir çapa özelliği taşımaktadır. Para Tabanı için dönemler itibariyle, enflasyon hedefi ve büyüme tahmini ile tutarlı hedefler belirlenmesinin yanında, Merkez Bankası, gelecek dönem enflasyonuna odaklanan bir para politikası stratejisi izlemektedir. Bu kapsamda, temel politika aracı olan kısa vadeli faiz oranları, enflasyonun gelecekte alabileceği değerler dikkate alınarak, sadece ve sadece enflasyon hedefine ulaşmak amacıyla etkin olarak kullanılmaktadır. Merkez Bankası gerekli önkoşullar sağlandığında ‘Enflasyon Hedeflemesi’ para politikası stratejisine geçmeyi planlamaktadır. Anılan programın bir diğer önemli unsuru dalgalı kur rejimi uygulamasıdır. Bu rejim çerçevesinde döviz kurlarının seviyesi arz ve talep koşulları altında serbest piyasada belirlenmekte ve döviz kuru ekonomik temellerin, uygulanmakta olan programın ve bekleyişlerin bir sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bununla beraber, Merkez Bankası, 2002 yılında olduğu gibi 2003 yılında da, sadece döviz kurlarındaki her iki yöndeki aşırı dalgalanmaların önlenmesi amacıyla döviz kurlarının seviyesine yönelik olmayan sınırlı müdahalelerde bulunacağını, bunun yanı sıra, ters para ikamesi ve ödemeler dengesindeki olumlu gelişmeler doğrultusunda döviz rezervlerini artırmak için şeffaf döviz alım ihaleleri yapacağını açıklamıştır. Bu çerçevede, ters para ikamesi ve ödemeler dengesindeki gelişmeler nedeniyle piyasalarda oluşan döviz arz fazlası sonucu, uluslararası rezerv pozisyonunun güçlendirilmesi hedefi ile uyumlu olarak, 6 Mayıs 2003 tarihinde günlük döviz alım ihalelerine yeniden başlanmıştır. Döviz kurundaki aşırı oynaklığı azaltmak için ise piyasalara şeffaf ve sınırlı bir şekilde doğrudan müdahale edilmiştir.
Merkez Bankası, 2003 yılının ilk yarısında, Uluslararası Para Fonu ile yürütülmekte olan ulusal program çerçevesinde belirlenen bütün parasal performans kriterlerini ve gösterge niteliğindeki hedefleri tutturmuştur. Buna ek olarak, anılan programın ve dalgalı kur rejiminin kararlılıkla sürdürülmesi piyasalara olumlu sinyaller göndererek enflasyon bekleyişlerinin önemli ölçüde iyileşmesine katkıda bulunmuştur. Bu gelişmeler doğrultusunda Merkez Bankası, politika aracı olan kısa vadeli faiz oranlarını Nisan ayından itibaren beş kez indirerek, gecelik borçlanma faiz oranını yüzde 44’den yüzde 29 seviyesine düşürmüştür.
Merkez Bankası, Hükümet ile birlikte, 2003 yılı için enflasyon hedefini yüzde 20 olarak belirlemiştir. 2003 yılının ilk çeyreğinde, Irak’a yapılan askeri müdahalenin yarattığı belirsizlik ortamı, döviz kurunun ve dolayısıyla enflasyonun seyri üzerinde önemli bir rol oynamıştır. 2003 yılının ilk üç ayında, enflasyon gelişmeleri temel olarak maliyet yönlü faktörler tarafından belirlenmiştir. Döviz kurlarındaki ve ham petrol fiyatlarındaki artışlar, maliyetlerin yükselmesine ve özellikle toptan eşya fiyatlarında artışa neden olmuştur. Bununla beraber, iç talepteki sınırlı artış nedeniyle toptan eşya fiyatlarından tüketici fiyatlarına geçiş de sınırlı düzeyde gerçekleşmiştir. 2003 yılının ilk çeyreğinde yaşanan diğer bir olumsuz gelişme ise tarım ve gıda fiyatlarındaki artışın genel TEFE ve TÜFE artışının üzerinde gerçekleşmesidir. Yılın ikinci çeyreğinde, düşen ham petrol fiyatları ve Türk lirasının değer kazanması maliyet yönlü enflasyonist baskıların azalmasına yol açarak, enflasyonun önemli ölçüde yavaşlamasına neden olmuştur. Enflasyondaki bu düşüş eğilimi Temmuz ve Ağustos aylarında daha belirgin hale gelmiştir. Sınırlı iç talep ve enflasyon bekleyişlerindeki olumlu gelişmeler sayesinde enflasyondaki düşüş eğilimi hızlanarak devam etmiştir. 2003 yılının ilk üç ayında yaşanan olumsuz gelişmelere rağmen 2003 yılının ilk sekiz ayında kümülatif bazda TÜFE yüzde 11.7 olarak gerçekleşmiştir. Buna ek olarak, döviz kurlarında son aylarda görülen istikrar ve enflasyon bekleyişlerindeki sürekli düşüş, enflasyondaki azalış eğiliminin gelecek aylarda da devam edeceğini işaret etmektedir. Bütün bu gelişmeler yıl sonu enflasyon hedefine ulaşılmasını mümkün kılmaktadır.
Merkez Bankası, para politikasının nihai çerçevesinin, fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda güçlü bir para politikası stratejisi olması nedeniyle, ‘Enflasyon Hedeflemesi’ olmasını planlanmaktadır. Merkez Bankası, enflasyon hedeflemesi stratejisi ile uyumlu olan dalgalı kur rejimine bağlılığını gelecek dönemlerde de sürdürecektir. Merkez Bankası enflasyon hedeflemesi stratejisine geçiş için teknik hazırlıklarını tamamlamıştır. Bunun yanında, Merkez Bankası, Yasasında yapılan değişikliklerle görev ve sorumlulukları bakımından doğrudan enflasyon hedeflemesine kurumsal olarak hazırdır. Ancak, enflasyon hedeflemesi rejiminin başarılı olabilmesi, Merkez Bankası tarafından yapılan hazırlıklara ek olarak öngörülebilir bir maliye politikasını da gerektirmektedir. Enflasyon hedeflemesi para politikası stratejisinin önkoşullarının sağlanmasında, kısa vadeli borç stokunun yüksek seviyede olması gibi nedenlerle karşılaşılan problemlere rağmen, son zamanlarda yaşanan olumlu makro ekonomik gelişmeler, Türkiye ekonomisinde göreceli olarak istikrarlı bir ortamın oluşmasına katkıda bulunmuştur. Bu olumlu ortamın enflasyon hedeflemesi stratejisine geçişte önemli bir temel oluşturacağı düşünülmektedir.
Süreyya SERDENGEÇTİ
T.C. Merkez Bankası Başkanı
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder